Uyuşturucu Madde Tetkikleri Sıkça Sorulan Sorular

Uyutucu - Uyuşturucu / Uyarıcı Madde Tetkikleri Sıkça Sorulan Sorular


1 - Bağımlılık yapıcı madde testleri, Klinik Toksikoloji ve Tedavi Edici İlaç İzleme arasındaki farklar nelerdir?

Bağımlılık yapıcı maddeleri test etmenin (DAT) amacı legal veya illegal maddeleri tespit etmektir. Özellikle bağımlılık yapıcı potansiyeli fazla olan maddeler test edilirler. Bu testler çoğunlukla klinik amaçlı yapılsalar da yasal olarak savunulabilir özellikte test edilmelidirler. Bu amaçla, idrarda madde testleri genellikle immünolojik yöntemlerle tarama testlerine tabi tutulduktan sonra pozitif olduğundan şüphelenilen maddeler gaz kromatografi /kütle spektrometresi (GC/MS) veya sıvı kromatografi /kütle/kütle spekrometresi (LC/MS/MS) gibi kütle spekrometresiyle birleşik kromatografi yöntemleriyle çalışılmalı ve miktarsal (kantitatif) olarak teyit edilmelidir. Olası pozitifliğin illegal bir madde alımından mı yoksa tedavi amaçlı kullanılan bir ilaçtan mı kaynaklandığı sorularını cevaplamalıdır. Madde testleri için en çok idrar numunesi kullanılmakla beraber kan, tükürük, saç gibi biyolojik örnekler de test edilmektedirler. Ancak kişinin madde etkisi altında olduğundan şüpheleniliyorsa (acil klinik) kan örneği alınmalıdır.

Akut zehirlenmelerde hangi ilaçlardan-maddelerden kaynaklandığı bilinmediği durumlarında geniş kapsamlı toksikolojik analizler yapılmalıdır ve bu amaçla kan, idrar ve mide içeriği gibi pek çok örnek türü alınır. Erken tanı ve uygun tedavi rejimi için zehirin tanımlanması hayati önem taşır. Klinik Toksikoloji analizleri için pek çok farklı yöntemler kullanılmakla beraber acil kliniklerde hızlı sonuç almak için immünolojik yöntemler tercih edilirler.

Tedavi İlaç Düzeyi İzleme (TDM-Therapeutic Drug Monitoring)’de ise bilinen bir parametre (ilaç) test edilmektedir. Bu amaçla çok özellikli immünolojik yöntemler ve örnek olarak kan (serum veya plazma) kullanılır. Tedavi ilaç düzeylerinin izlenmesinin ilaç dozu ayarının yapılması, tedavi edici aralığı çok dar olan ilaçların (özellikle kanser tedavisi ilaçları ve organ nakillerinde doku reddini önlemek için kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaçlar vb.) toksik düzeyde mi yoksa yetersiz düzeyde mi olduğunun anlaşılması, hastanın tedaviye uyup uymadığının anlaşılması, tehlikeli ilaç etkileşimlerinin gösterilmesi ya da beklenmeyen ilaç etkilerinin teşhis edilmesi gibi pek çok konularda yararı vardır.

2 - Bağımlılık yapıcı maddeler neden test edilirler?

Pek çok nedenlerle bağımlılık yapıcı maddeler test edilirler.

Bunlar:

  • İşyerleri için: İşe alınacak kişilerin güvenilir ve kanunlara uyan kimseler olması ve iş başında iken alkol ve/veya madde etkisi altında olmaması istenir. (4857 sayılı İş Kanunu Madde: 84 -İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.)
  • Kaza durumları: Motorlu taşıt kazalarında sürücünün madde etkisi altında olup olmadığının teşhis edilmesi için.
  • Şüpheli durumlarda: Bulgu ve belirtiler kişinin madde kullandığına işaret ediyorsa.
  • Bağımlılık tedavisi yapılırken, tedaviyi izlemede madde testleri yapılır.
  • Denetimli serbestlik uygulamalarına tabi kişilerde zorunlu olarak yapılır.
  • Askeriyede, olası kazaları önlemek için yapılır.
  • Acil kliniklerde, aşırı doz veya zehirlenmenin ayırt edilmesinde yapılırlar.
  • Kişinin isteği ve/veya bilgisi dışında kendisine madde verildiğinden şüphelenilen durumlarda yapılırlar.
  • 3 - Madde bağımlılığı için hangi örnekler test edilirler?

    Pek çok biyolojik örnekte madde testleri yapılabilir. Her birinin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.

  • İdrar: Alınması kolay ve girişimsel bir uygulama olmaması nedeniyle tüm dünyada en çok tercih edilen örnek türüdür. Bağımlılık yapıcı maddeler veya bunların metabolitleri idrarda kolayca teşhis edilirler. Ancak bir maddenin idrardaki düzeyi kişinin ne dozda madde aldığıyla orantılı değildir. Pozitif test sonucu sadece kişinin idrar vermeden önce yakın bir geçmişte madde aldığını gösterir. Diğer yandan örneği veren kişiler idrar numunesini bozarak test sonucunu değiştirirler. Bu nedenle idrar örnekleri (kişinin itibarını zedelemeden) gözetim altında alınmalı ve madde tetkikleri yapılmadan önce idrar numunesine saflık testleri uygulanmalıdır.
  • Kan ve tükürük: İdrara göre verici tarafından müdahale (bozulma) olasılığı düşük bir örnek türüdür. Numunedeki madde düzeyi ile madde alım özellikleri arasında doğru orantı vardır. Ama idrarla kıyaslanırsa maddelerin düşük yarılanma ömrü ve düşük madde konsantrasyonları nedeniyle pek tercih edilen bir örnek türü değildir.
  • Saçlar: Madde alımının geçmişe dönük uzun bir dönem teşhisi gerektiğinde tercih edilen örnek türüdür. Verici tarafından bozulmaya uygun bir örnek değildir. Bu açıdan tercih edilir. Ayrıca saçlar parçalara ayrılarak test edilirler ve böylece tahmini olarak hangi geçmiş tarihte madde aldığı hakkında bilgi verirler. Ancak yakın geçmişte madde alıp almadığı hakkında bilgi vermezler. Ek olarak, çevresel birtakım maddelerin saçta madde sonuçlarına etki ettiği düşünülmektedir.
  • 4 - Doğrulama (teyit) testi nedir ve hangi şekilde yapılmalıdır?

    Bilimsel güvenilirliği sağlamak ve yasal olarak savunulabilir bir test sonucu elde etmek için, pozitif olduğu düşünülen madde testleri farklı bir yöntemle teyit edilmelidir. Teyit yöntemi başlangıçta kullanılan tarama testinden daha spesifik ve daha sensitif olmalıdır. İdrarda adli amaçlı madde testi için, idrarda madde ve metabolitlerinin Gaz Kromatografi Kütle Spektrometresiyle (veya Sıvı Kromatografi Kütle Spektrometresi vb.) kantitatif (miktarsal) olarak çalışılıp teyit edilmesi gerekmektedir. Başlangıç testinde olası pozitif bulunan maddenin, madde kullanımı nedeniyle mi yoksa tedavi için kullanılan bir ilaçtan mı kaynaklandığını açıklayabilmelidir.

    5 - Bağımlılık yapıcı madde testlerinde (DAT) numune saflığının bozulması nedir?

    İdrar örneği veren kişinin, cezai sorumluluğunu hafifletmek için test sonucunu değiştirmek amacıyla kasıtlı olarak hile yapması sonucu örneğin saflığı bozulur.

    6 - Bağımlılık yapıcı madde testlerinde (DAT) numune saflığı nasıl bozulur?

    Bunun çeşitli yolları vardır:

  • İdrarı seyreltmek (idrar söktürücü ilaçlar, aşırı sıvı tüketmek, numune kabının içine birtakım sıvılar eklemek),
  • Başkasının idrarıyla değiştirmek,
  • Ölçüm yöntemini etkileyerek sonucu değiştirecek birtakım kimyasal ajanları (örneğin okside edici ajanlar) numune kabına eklemek ya da ağızdan birtakım ilaçlar veya kimyasallar almak.
  • 7 - Laboratuar tarafından numune saflığının bozulduğunun tespit edilmesinin önemi nedir?

    Numune saflığının bozulmasıyla test sonuçları da değişeceği için mutlaka idrar örneği birtakım inclemelere tabi tutulmalıdır. Bunun için rutin uygulamada idrarın sıcaklığı, rengi, görünümü (farklı renk, tortu vb.), kokusu (deterjan, sabun, çamaşır suyu, parfüm, sirke,amonyak vb.), dansitesi, kreatinin düzeyi ve nitrit miktarına bakılmalıdır. Ayrıca ölçüm yöntemimizi etkileyip etkilemediğini anlamak için CEDIA Sample Check testi yapılabilir. Bu test örnekteki bozucu maddeleri assay teknolojisi ile tespit etmeye yarar. Sample Check assayin prensibi tüm CEDIA’lardaki genel reaksiyonu antikor varlığı yokmuş gibi göstermesidir.Bu durumda aktivite %100’dür. Düşürülmüş aktivite assayde kullanılan substratla etkileşim yapan maddelerin olduğunu gösterir. Aktivasyonun kabul aralığı %85-%105 arasındadır. Sample Check testi sadece etkileşim yapan maddelerin varlığını gösterir, bu maddelerin konsantrasyonu hakkında bilgi vermez. Bazı nadir durumlarda endojen bileşikler bu aktivasyonun düşmesine neden olabilir (%85’in altı). Bu durumda Sample Check testi normal aralıkta çıkmış bir kişinin idrarıyla düşük çıkmış kişinin idrarı karıştırılarak tekrar Sample Check testi uygulanır. Sonuç kabul edilir aralıkta çıkarsa endojen bileşikler nedeniyle olduğu söylenir. Bazı nadir durumlarda Sample Check testi %105’in üstüne çıkabilir. Bu da bakteriyel enfeksiyon nedeniyle endojen galaktozidazdan kaynaklanıyor olabilir.

    8 - İdrar numunesinde seyreltme (dilüsyon) nasıl tespit edilir?

    İdrarda dansite ve kreatinin düzeyleri ölçülür. Dansitenin (<1.003) ve Kreatininin (<25 mg/dL) düşük çıkması idrarın seyreltildiğini gösterir.

    9 - Bağımlılık yapıcı madde testlerinde (DAT) Eşik Değer (cut-off concentration) ne demektir?

    Numunede analizi yapılan maddenin pozitif veya negatif olduğuna karar verme noktasıdır. Bu seviyenin altında ise negatif üstünde ise pozitif olarak yorumlanır. Eşik değerin çok düşük alınması, istenmeyen yanlış pozitif neticelerin verilmesine neden olabilir, öte yandan ölçülen maddenin daha uzun bir zaman diliminde tespit edilmesine olanak verir. Eşik değerin çok yüksek alınması istenmeyen hatalı negatif sonuçların verilmesine neden olabilir (düşük analitik etkinlik).

    Bu değer ölçüm yönteminin maddeyi tespit edebildiği en düşük konsantrasyon (limit of detection), miktarlama yapabildiği en düşük konsantrasyon (limit of quantification) ve doğru negatifleri hatalı pozitiften ayırt edebildiği konsantrasyona bağlıdır ve SAMSHA/NIDA (ABD devlet organizasyonları) gibi enstitüler tarafından ortak gözlemler ile kararlaştırılırlar. Ancak yine de eşik değerler test yapılan populasyona ve laboratuarların ihtiyaçlarına göre ayarlanır.

    10 - Bağımlılık yapıcı madde testlerinde (DAT) madde ve madde metabolitleri konsantrasyonunu hangi faktörler etkiler?

    Bir biyolojik örnekteki madde ve/veya madde metaboliti seviyesi bir çok sebepten etkilenebilir:

  • Maddenin hangi yoldan alındığı (ağızdan, damardan, nefesle içine çekme vb.),
  • Maddenin hangi dozda ve ne sıklıkla alındığı,
  • Maddenin en son alındığı zamandan numunenin alımına kadar geçen süre,
  • Kişinin beden ağırlığı,
  • Kişinin sağlık durumu (böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği vb.),
  • İdrar pH'sı ve hacmi,
  • Alınan maddenin nasıl metabolize olduğu.
  • 11 - Bir maddenin (drug) metabolizması onun analizde tespit edilmesini etkileyen bir durum mudur?

    Evet. Bir maddenin bir numunede belirli bir zamandaki konsantrasyonu o maddenin vücutta çözünme-açığa çıkma, emilim, dağılım, metabolize olma ve atılım özelliklerine bağlıdır.
    Bir maddenin organizmadaki tüm farmakolojik ve toksik etkileri iki temel olguya dayanır:

  • 1. Farmakodinamik (o maddenin organizma üzerindeki etkileri) doz reseptör davranışı
  • 2. Farmakokinetik (organizmanın o maddeye nasıl etki ettiği) emilim dağılım metabolizma, vücuttan atılım